Çalışanlar toplantıda neden susar? Söyleyecek fikri olmadığı için mi, yoksa söylediğinde ne olacağını bildiği için mi? Psikoloji araştırmaları bu soruya net bir yanıt veriyor: Çoğu
Toplantı bittiğinde herkes “Tamam, anlaştık” diyor. Ama koridorda aynı kişiler birbirlerine gerçekte ne düşündüklerini fısıldıyor. Bu sahne tanıdık mı? Örgütsel davranış literatürü bu duruma bir
İş Yerinde Hata Yapınca Ne Hissediyorsunuz? Cevabınız Çok Şey Anlatıyor Bir hata yaptığınızda aklınızdan geçen ilk şey nedir? “Bunu nasıl düzeltebilirim?” mi, yoksa “Bu fark
“Geri bildirim kültürü oluşturmak istiyoruz.” Bu cümleyi Türkiye’deki şirketlerin İK stratejilerinde, yıllık hedef sunumlarında, liderlik gelişim programlarında defalarca duyarsınız. Çalışan bağlılığı anketlerinde en düşük puanı
Toplantı odasına bir bakın. Büyük ihtimalle dört ya da beş farklı kuşaktan çalışan görüyorsunuz. Baby Boomer yöneticiler hâlâ aktif. X Kuşağı uzmanlar deneyimlerini taşıyor. Y
Her sabah ofise gelen çalışanların büyük çoğunluğu beden olarak orada, zihin olarak başka bir yerdedir. Gallup’ın 122.000’den fazla çalışanla gerçekleştirdiği araştırma, küresel çalışan kitlesinin yalnızca
“Çalışan deneyimi” artık yalnızca işe alım süreçlerinden ya da onboarding anketlerinden ibaret değil. 2026 itibarıyla bu kavramın merkezinde çok daha temel bir soru var: Kurumunuz,
COVID-19, tedarik zinciri krizleri, ekonomik dalgalanmalar. Son birkaç yılda organizasyonlar, “beklenmedik” denen şeyin aslında kalıcı bir gerçeklik olduğunu öğrendi. Bu ortamda en sık sorulan soru
Hibrit çalışma modeli, esneklik vaat ederken beraberinde görünmez bir psikolojik bedel getiriyor: Toplantı yorgunluğu, dijital aşırı yüklenme, bulanıklaşan iş-yaşam sınırları ve izolasyon. Bu tablo, bireyin
Yeni bir yılın başlangıcında pek çok şirket geriye dönüp kârlılığı, operasyonel çıktıları ve süreçleri değerlendiriyor. Fakat belki de asıl sorulması gereken soru çok daha insani